İlkay Tarım'a Hoş Geldiniz!
+90 (266) 762 22 11
Ceviz Hastalıkları

Ceviz Hastalıkları

Ceviz

Ceviz (Juglans regia L.) ülkemizin her bölgesinde yetiştirilen ve oldukça talep gören bir meyvedir. Ceviz kullanım alanının çok fazla olması, sadece meyvesinden değil aynı zamanda yaprakları, kerestesi ve yeşil kabuğundan da yararlanılması bu ürünü tüm dünya genelinde önemli bir hale getirmiştir. Türkiye, dünya ceviz dikili alanlar bakımından 4. sırada yer almaktadır.

Ülkemizde 2019 yılı itibariyle 1 milyon 245 bin dekar alan üzerinde yaklaşık 21 milyon ceviz ağacı bulunmaktadır. Bu ağaçların %53’ü meyve veren, %47’si ise meyve vermeyen ağaçlardan oluşmaktadır. 2019 yılı ceviz üretim miktarı 225 bin ton olarak gerçekleşmiştir. Ülkemizde geçen son 15 yıl içerisinde ceviz ağaçlarının sayısı 2 kat artmıştır. Ceviz ağacı dördüncü yaşından itibaren verime yatar ve yedinci yaşından sonra tam verimli döneme geçer. Ceviz yüksek getirisi ve az toprak seçiciliği ile bahçe tesisinde tercih edilen bir kültürel bitkidir.

Yetiştiriciliğine ilginin arttığı her bitkide olduğu gibi hastalık ve zararlılarına karşı duyarlılık ve mücadele yöntemleri de daha çok araştırılmaktadır.

1.BAZI ÖNEMLİ CEVİZ HASTALIKLARI

Bitkilerde karşılaşılan hastalıkların sınıflandırılmasının en yaygın iki yöntemi vardır. Bu sınıflandırma patojenin bitkide penetre ettiği, hastalık oluşturduğu organlara göre ve bitki patojeni organizma gruplarına göre yapılır. Hastalıkları tanımlama ve mücadeleyi kolaylaştırmak için etmenleri gruplarına göre ayırmak ve tanımlamakta önemlidir. Bu amaçla da fungal, bakteriyel, viral kaynaklı patojenler ve abiyotik hastalık nedenleri olarak sınıflandırmalar ortaya çıkmıştır.

Patojenler hastalık oluşumuna birden fazla bitki organında sebep olsa bile etmenin oluşturduğu en tipik belirti baz alınarak hastalıklarla mücadele yöntemleri belirlenir.

Doğru teşhis, doğru mücadele yöntemi ve doğru zamanlama hastalık ve zararlılarla mücadele konusunda bizi başarıya ulaştırır.

    1. Yaprak Hastalıkları

1.1Ceviz Antraknozu (Gnomonia leptostyla)

Cevizin en önemli hastalıklarından birisidir. İlkbaharda bitkilerin uyanmaya başladığı, toprak ve hava sıcaklıklarının artış gösterdiği dönemde hastalık etmeni de havaların yağış durumlarına, ortamda oluşan neme göre gelişmeye başlar. Etmen bir önceki yıl üzerinde kışladığı (perithecium formu) hastalıklı bitki artıklarında ilk gelişimini gösterir. Gelişimini tamamlayan fungus sporlarını (askospor) havaya fırlatır.

Nisan ayında yağışlar çoksa birincil enfeksiyon olarak adlandırdığımız bu bulaşma çok yaygın ve şiddetlidir. Yapraklar halk arasındaki tabiri ile ‘kedi kulağı büyüklüğüne’ ulaştığı yani yarı büyüklüklerini aldıkları dönemde hastalık etmeni fungus tarafından enfekte edilmeye başlanır. Penetrasyon bölgesinde enfeksiyondan 12-14 gün sonra gözle görülür belirtiler oluşmaya başlar.

Bu belirtiler ilk olarak enfekte edilen bölgede renk açıklıkları sarı hale oluşumlarıyla kendini gösterir. Daha sonra orta kısmı açık kahverengi kenarları koyu kahverengi şeklinde gözlenen nekrozlar gözlenir. Bu nekrozlu bölgenin üzerinde hastalık etmeninin miselleri oluşur ve kirli grimsi misellerin üzerinde toplu iğne ucu gibi iç içe geçmiş daire şeklinde hastalık etmeninin aservulusları oluşur. Gözle görülen aservuluslarda konidiosporlar doğaya fırlatılarak yaz boyunca ikincil bulaşma devam eder.

Hastalığa şiddetli yakalanan yapraklardaki lekeler birleşerek büyük alanları kaplar. Yapraklarda kıvrılmalar kurumalar oluşur. Ayrıca bitki fotosentezi büyük oranlarda sınırlanır. Şiddetli enfeksiyona maruz kalmış ağacın sürgünlerinde zayıf tohumcuk oluşumu gözlenir. Bu durum uzun yıllar etkili olur.

Hastalık meyvede içe çökük lekeler şeklinde kendini gösterirken koyu renkte oluşan bu lekeler meyvenin büyük bir kısmını kaplayabilir. Hastalığa erken dönemde yakalanmış meyvelerde büyük oranlarda dökülmeler gözlenir. Hastalığa yakalanmış ağaca bakıldığında gelişmesinin zayıflığı, kıvrılmış ve nekrozlu yapraklar genel olarak kavrulmuş bir görüntü oluşumuyla dikkat çeker.

Hastalıkla mücadele için yapılacak en önemli uygulamaların başında yere dökülen yaprakların imhası gelmektedir.

Kimyasal mücade için önemli ilaçlama dönemleri vardır.

1.ilaçlama: Tomurcukların yeni patlamaya başladığı, yaprakların kedi kulağı büyüklüğünü

aldığı zaman.

2.ilaçlama:Yaprakçıkların yarı büyüklüğünü aldığı dönemde,

3. İlaçlama: Meyvelerin fındık büyüklüğünü aldığı dönemde,

4.ilaçlama: Dört ve diğer ilaçlamalar meteorolojik koşullar ve kullanılan ilacın etki süresi dikkate alınarak yapılmalıdır.

Ceviz yapraklarında karşılaşılabilecek bazı önemli fungal kaynaklı hastalıklar ise aşağıdaki şekilde belirtilebilir;

Ceviz mildyösü (Microstroma juglandis), Cevizde Memeli Pas (Gymnosporangium spp.),

Yaprak Sarı Çillenmesi (Microstroma juglandis)

Bakteriyel kaynaklı yaprak hastalığı

Ceviz bakteriyel yanıklığı (Xanthomonas arboricola pv. Juglandis); Özellikle ağır bünyeli topraklarda ve yoğun sulamanın yapıldığı nemli bölgelerde kendisini gösterir. Ağaçların sık olması ve yeterli havalanmanın sağlanamamasının yanı sıra aşırı azotlu gübreleme de hastalığı tetikleyen etkenlerin başında gelir. Bakteriyel yanıklık gövde de akıntı oluşturmasının yanı sıra yaprakları karartarak kurutur ve ileri aşamada ise ceviz meyvesi siyahlaşır ve dökülür. Bakteriyel yanıklık adından da anlaşılacağı gibi ateşle yakılmış gibi bir izlenim verir ve bu hastalık ileri aşamada olursa bir sonraki yılın verimine de etki eder. Bakteriyel yanıklık hastalığı konusunda üreticilerimizin dikkatli olması ve özellikle bakırlı ilaçlarla mücadele de etkin olmaları gerekir.

Elif ARSLAN
Ziraat mühendisi